JESUS ARMY
JESUS CENTRES
MULTIPLY NETWORK
CHRISTIAN COMMUNITY
FACEBOOK
FLICKR PHOTOS
FOLLOW ON TWITTER
THE MJA BLOG
JESUS ARMY MULTILINGUAL ONLINE BIBLE
Turkish

Choose a Bible
Select book or range
Type your search text here

Ignore case
Highlight
Exact phrase Ignore Word Order Any words
Chapter

Turkish, Genesis 42

1   Yakup Mısırda buÄŸday olduÄŸunu öğrenince, oÄŸullarına, ‹‹Neden birbirinize bakıp duruyorsunuz?›› dedi,

2   â€¹â€¹Mısırda buÄŸday olduÄŸunu duydum. Gidin, satın alın ki, yaÅŸayalım, yoksa öleceÄŸiz.››

3   Böylece Yusufun on kardeÅŸi buÄŸday almak için Mısıra gittiler.

4   Ancak Yakup Yusufun kardeÅŸi Benyamini onlarla birlikte göndermedi, çünkü oÄŸlunun başına bir ÅŸey gelmesinden korkuyordu.

5   BuÄŸday satın almaya gelenler arasında İsrailin oÄŸulları da vardı. Çünkü Kenan ülkesinde de kıtlık hüküm sürüyordu.

6   Yusuf ülkenin yöneticisiydi, herkese o buÄŸday satıyordu. KardeÅŸleri gelip onun önünde yere kapandılar.

7   Yusuf kardeÅŸlerini görünce tanıdı. Ama onlara yabancı gibi davranarak sert konuÅŸtu: ‹‹Nereden geliyorsunuz?›› ‹‹Kenan ülkesinden›› diye yanıtladılar, ‹‹Yiyecek satın almaya geldik.››

8   Yusuf kardeÅŸlerini tanıdıysa da kardeÅŸleri onu tanımadılar.

9   Yusuf onlarla ilgili düşlerini anımsayarak, ‹‹Siz casussunuz›› dedi, ‹‹Ülkenin zayıf noktalarını öğrenmeye geldiniz.››

10  â€¹â€¹Aman, efendim›› diye karşılık verdiler, ‹‹Biz kulların yalnızca yiyecek satın almaya geldik.

11  Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. Biz kulların dürüst insanlarız, casus deÄŸiliz.››

12  Yusuf, ‹‹Hayır!›› dedi, ‹‹Siz ülkenin zayıf noktalarını öğrenmeye geldiniz.››

13  KardeÅŸleri, ‹‹Biz kulların on iki kardeÅŸiz›› dediler, ‹‹Hepimiz Kenan ülkesinde yaÅŸayan aynı babanın çocuklarıyız. En küçüğümüz babamızın yanında kaldı, biri de kayboldu.››

14  Yusuf, ‹‹SöylediÄŸim gibi›› dedi, ‹‹Casussunuz siz.

15  Sizi sınayacağım. Firavunun başına ant içerim. Küçük kardeÅŸiniz de gelmedikçe, buradan ayrılamazsınız.

16  Aranızdan birini gönderin, kardeÅŸinizi getirsin. Geri kalanlarınız göz altına alınacak. Anlattıklarınız doÄŸru mu, deÄŸil mi, sizi sınayacağız. DeÄŸilse, firavunun başına ant içerim ki casussunuz.››

17  ÃœÃ§ gün onları göz altında tuttu.

18  ÃœÃ§Ã¼ncü gün, ‹‹Bir koÅŸulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.

19  Dürüst olduÄŸunuzu kanıtlamak için, içinizden biri göz altında tutulduÄŸunuz evde kalsın, ötekiler gidip aç kalan ailenize buÄŸday götürsün.

20  Sonra küçük kardeÅŸinizi bana getirin. Böylece anlattıklarınızın doÄŸru olup olmadığı ortaya çıkar, ölümden kurtulursunuz.›› Kabul ettiler.

21  Birbirlerine, ‹‹Besbelli kardeÅŸimize yaptığımızın cezasını çekiyoruz›› dediler, ‹‹Bize yalvardığında nasıl sıkıntı çektiÄŸini gördük, ama dinlemedik. Bu sıkıntı onun için başımıza geldi.››

22  Ruben, ‹‹ÇocuÄŸa zarar vermeyin diye sizi uyarmadım mı?›› dedi, ‹‹Ama dinlemediniz. İşte ÅŸimdi kanının hesabı soruluyor.››

23  Yusufun konuÅŸtuklarını anladığını farketmediler, çünkü onunla çevirmen aracılığıyla konuÅŸuyorlardı.

24  Yusuf kardeÅŸlerinden ayrılıp aÄŸlamaya baÅŸladı. Sonra dönüp onlarla konuÅŸtu. Aralarından Åžimonu alarak ötekilerin gözleri önünde baÄŸladı.

25  Sonra torbalarına buÄŸday doldurulmasını, paralarının torbalarına geri konulmasını, yol için kendilerine azık verilmesini buyurdu. Bunlar yapıldıktan sonra

26  buÄŸdayları eÅŸeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.

27  Konakladıkları yerde içlerinden biri eÅŸeÄŸine yem vermek için torbasını açınca parasını gördü. Para torbanın aÄŸzına konmuÅŸtu.

28  KardeÅŸlerine, ‹‹Paramı geri vermiÅŸler›› diye seslendi, ‹‹İşte torbamda!›› Yürekleri yerinden oynadı. Titreyerek birbirlerine, ‹‹Tanrının bize bu yaptığı nedir?›› dediler.

29  Kenan ülkesine, babaları Yakupun yanına varınca, baÅŸlarına gelenleri ona anlattılar:

30  â€¹â€¹Mısırın yöneticisi bizimle sert konuÅŸtu. Bize casusmuÅŸuz gibi davrandı.

31  Ona, ‹Biz dürüst insanlarız› dedik, ‹Casus deÄŸiliz.

32  Hepimiz aynı babanın çocuklarıyız. On iki kardeÅŸiz; biri kayboldu, en küçüğü de Kenan ülkesinde, babamızın yanında.›

33  â€¹â€¹Ãœlkenin yöneticisi, ‹Dürüst olduÄŸunuzu şöyle anlayabilirim› dedi, ‹KardeÅŸlerinizden birini yanımda bırakın, buÄŸdayı alıp aç kalan ailelerinize götürün.

34  Küçük kardeÅŸinizi de bana getirin. O zaman casus olmadığınızı, dürüst insanlar olduÄŸunuzu anlar, kardeÅŸinizi size geri veririm. Ülkede ticaret yapabilirsiniz.› ››

35  Torbalarını boÅŸaltınca, hepsi para kesesini torbasında buldu. Para keselerini görünce hem kendileri hem babaları korkuya kapıldı.

36  Yakup, ‹‹Beni çocuklarımdan yoksun bırakıyorsunuz›› dedi, ‹‹Yusuf yok, Åžimon yok. Åžimdi de Benyamini götürmek istiyorsunuz. Sıkıntıyı çeken hep benim.››

37  Ruben babasına, ‹‹Benyamini geri getirmezsem, iki oÄŸlumu öldür›› dedi, ‹‹Onu bana teslim et, ben sana geri getireceÄŸim.››

38  Ama Yakup, ‹‹OÄŸlumu sizinle göndermeyeceÄŸim›› dedi, ‹‹Çünkü kardeÅŸi öldü, yalnız o kaldı. Yolda ona bir zarar gelirse, bu acıyla ak saçlı başımı ölüler diyarına götürürsünüz.››


Genesis 41    Choose Book & Chapter    Genesis 43

Turkish is spoken by 59,000,000 people: 46,278,000 in Turkey, 1,552,000 in Germany, 846,000 in Bulgaria, 120,000 in Cyprus, 10,234,000 elsewhere.

In order to display all characters correctly, you may need a basic Unicode font.

Turkish Kutsal Kitap
Eskı AntlaÅŸma © The Bible Society in Turkey 2001
Yeni AntlaÅŸma © The Translation Trust 1987, 1994, 2001


Licensed to Jesus Army. All Rights reserved. (Script Ver 2.0.2)
© 2002-2012. Powered by BibleDatabase with enhancements from the Jesus Army